twitter

Wednesday, August 05, 2015

AKP, Suriye’de savaşan bütün taraflara yardıma (askeri) devam ediyor

AKP, Suriye’de savaşan bütün taraflara yardıma (askeri) devam ediyor

ABD Hazine Bakanlığının 3 Ağustos günü açıkladığı yeni ambargo kararlarında, Türkiye’den birçok enerji şirketi, Esad yönetiminin sürdürdüğü savaşa doğrudan desteğe yönelik enerji sağladığı için ambargo listesine alındığı görülüyor.

Hazine Bakanlığının yabancı malları kontrol ofisi, yeni ambargo getirdiği bu şirketlerin ‘Esad rejimine enerji ürünleri sağlayarak Suriye’de çatışmanın sürmesine’ neden olmaktan dolayı suçluyor.

Listede görülen 5 şirketten 3’ü Türkiye’de işletilen Milenyum Enerji ve bu şirket adına Esad rejimine yakıt sağladıkları iddia edilen ve yine Türkiye’de işletilen Blue Energy ve Green Shipping. Bunun yanısıra ABD Hazine Bakanlığının ambargo koyduğu 4 özel kişinin hepsinin de Türk olduğu görülüyor. Ufuk Kenar, Erkan ve Serkan Düzgoren ve Mustafa Aydın isimli kimselerin de aynı şekilde Esad rejiminin çatışmaya devam edebilmesi için enerji hizmeti veren Milenyum Energy’ye çalıştıkları için ambargo konduğu ifade ediliyor.

AKP'nin ''para siyaseti'', Suriye’de savaşan bütün taraflara destek veriyor:

1) Türkiye-IŞİD ilişkisi:
ABD'nin yayınladığı bu son ambargo kararlarından sonra, AKP politikalarının Suriye'de birbiriyle çatışan hemen bütün taraflara örtülü veya doğrudan destek sağladığını ortaya çıkarmış oluyor.

Türkiye’nin yıllarca IŞİD’in Türkiye ile petrol ortaklığı yapmasına izin vermesinden dolayı onu nasıl da devleştirdiğini daha geçen hafta Guardian’ın Ortadoğu muhabiri Martin Chulov yazmıştı. Buna göre, Ebu Sayyaf isimli IŞİD’in enerji ve petrol işlerinden sorumlu beyni, geçtiğimiz Ağustos ayında Amerikan özel operasyonu ile öldürüldü. Sayfan’ın bilgisayarında bulunduğu ileri sürülen bilgilerin Türkiye’deki resmi yetkililerle IŞİD'in enerji ilişkisini ortaya konduğu iddia edildi.

Chulov, aynı yazıda, 2013 yılında IŞİD’in Türkiye’ye sattığı petrol sayesinde günde 1 ila 4 milyon dolar kazanarak, bir anda sınırlı bir güçten, bölgede diğer grupları da içine çeken bir dev haline geldiğini yazmıştı. Konu ile ilgili bilgisi olan Batılı bir başka gazetecinin Cumhuriyet’e bildirdiğine göre, Ebu Sayyaf’ın bilgisayarından alınan bilgiler ‘Türkiye’yi çarpacak skandal bilgilere sahip.’’

Türkiye’ye komşu olarak yıllardır Suriye’de IŞİD’in büyümesine AKP sınır politikasının en azından ‘kafasını başka yere çevirerek’ izin verdiği, sınırlardan ticaret ve cihadçı trafiğine umarsız davrandığı artık hemen herkesçe kabul ediliyor. Uzun bir zaman IŞİD'in petrolünün Türkiye'ye satılmasına göz yumulması ise adeta bir Frenkeştayn ortaya çıkardı.

AKP, İran Devrim Muhafızları Ordusu (IDMO) İlişkisi
İran Devrim Muhafızları Ordusu, Esad rejiminin en önemli destekçisi olarak kabul ediliyor. İDMO Suriye’ye sadece maddi yardım değil, bizzat kendi güçleri içindeki elit ordudan danışmanlarını Suriye’ye göndererek Esad rejimini sahada muhaliflere karşı yürüttüğü askeri yöntemleri yönlendiriyor. İran, kendi müttefiği Şam’a yoğun bir şekilde askeri yardımlara ve petrol yardımlarına da devam ediyor.

Geçtiğimiz haftalarda Cumhuriyet gazetesine konuşan Reza’nın kuryesi bu ilişkiyi daha net anlatmıştı. Reza’nın, AKP’li bakanlar ve önde gelen figürlerinin yardımıyla akladığı paraların İran’daki SETAD Vakfı’na yardım ettiği, bu vakfın da IDMO’nun para kaynaklarından biri olduğu biliniyor. MASAK raporlarına göre Zarrab’ın önemli bir köşetaşı olduğu para aklama çarkında son beş yılda 100 milyar dolar kadar bir paranın döndüğü tahmin edilmişti. Yine Cumhuriyet'in haberine göre alınan %8'lik komisyondan %4'ü, Türkiye'deki siyasilere gidiyordu.

SETAD Vakfı, 1979 İran Devrimi sonrası ülkeden kaçan muhalif gayrimüslim ve laiklerin mallarına el koymasının yanısıra, İran’daki dini azınlıklardan olan Bahailerin de zenginliklerine el koyarak büyümüş bir vakıf. Reuters’in 2013’de yayınladığı detaylı analize göre, Vakfın yaklaşık 100 milyar dolarlık bir gücü var ve Ruhani Lider Hamaney tek başına son söze sahip. İran’ın birçok sektörü yıllardır uluslararası baskı altında ambargolarla kötüleşirken, SETAD ise bu ambargolardan pek etkilenmeden büyümüş.

AKP’nin Reza Zarrab aracılığıyla yaptığı, Zarrab ile İran’daki Babek Zencani’nin ilişkileri, yine geçtiğimiz haftalarda bizzat Türk Gümrük Bakanlığı tarafından saptandığı ortaya konmuştu. Zarrab ve Zencani ortaklığının İran’ın ambargolarını delerek, milyarlarca doları SETAD ve doğrudan IDMO’ya destekleyecek şekilde, AKP’nin de göz yumması ile yaptığı kayıtlara geçmiş oldu.

Esad rejimi ve ordusuna en güçlü desteği yapan İran Devrimi Muhafız Ordusu, böylece bizzat AKP'nin ileri gelen isimleri tarafından yürütülen altın kaçakçılığı ile desteklendiği ve ambargoları deldiği ortaya çıkmış oldu.

AKP, Esad Rejimi İlişkisi
ABD Hazine Bakanlığının 3 Ağustos açıklamaları ile görünen o ki, Esad’ın muhaliflerle sürdürdüğü savaşın en önemli saçayağı olan hava kuvvetleri ve diğer askeri enerji ihtiyaçlarını tedarik eden şirketlerin ve özel kimselerin çoğu da ya Türkiye’de ya da Türkiye vatandaşlarınca yönetiliyor. (ABD Hazine Bakanlığı 3 Ağustos kararı burada) Bunca süredir Türkiye’den çalışan bu şirketlerin, AKP’nin birinci düşman olarak gördüğü Esad’ın ayakta kalması için yaptığı enerji satışını, hem de Esad'ın ordu gücüne yapılan bu enerji desteğini görmemesi şaşırtıcı.

AKP, Suriye’de birbirleriyle savaşan taraflara desteğe devam ediyor:
AKP’nin izlediği Suriye politikası aynı zamanda Suriyeli ‘lımlı’ muhalif olarak kabul edilen ama içine birçok aşırı unsurun da dahil olduğu Suriyeli muhalifleri de destekliyor. Bu muhalif grupların birçoğu hem IŞİD ile hem de Esad rejimi kuvvetleri ile savaşıyor.

AKP, yukarıda anlatıldığı şekilde IŞİD’in büyümesine ve palazlanmasına en büyük katkıyı izlediği politikalarla vermişken, aynı zamanda yine Suriye muhalefeti ile savaş halindeki Esad rejiminin de askeri kuvvetlerine de enerji tedarikine gözlerini yumduğu da Amerikan Hazine Bakanlığının son raporu ve ambargo kararları ile görülüyor.  

Öyle görünüyor ki AKP’nin izlediği ‘’para siyaseti’’ Suriye’de birbiriyle yıllardır savaşan Suriyeli ''ılımlı'' muhalifler, IŞİD ve Esad kuvvetlerine aynı zamanda doğrudan veya dolaylı olarak yardım ediyor. Üstüne, Esad rejimine en büyük destek sağlayan İran da, AKP’nin ‘’para siyaseti’’ ile ambargoları delerek, Esad'a yardım ederken nefes alıyor. 

Kısacası AKP içindeki ve yakınındaki bir grup, Suriye’de akan kanın üzerinden para kazanmaya devam ediyor.

No comments: